Evrensel

İsveç’in KCK tutuklamaları ve kimyasal kullanımına sessiz kalmasına tepkiler artıyor

News   •   Nov 27, 2011 08:44 EET


Geçtiğimiz hafta 3 Milletvekilinin ayrı ayrı verdikleri soru önergeleri ile KCK tutuklamaları ve gerillalara karşı kimyasal silah kullanılmasını parlamento gündemine getirmelerinden sonra dün de İsveç’in en büyük gazetelerinden Expressen’de  konuyu ele alan bir makale yayınlandı.

İsveç’in en büyük web sitesi Newsmill’in Yazı İşleri Sorumlusu ve Expressen Gazetesi Köşe Yazarı Sakine Madon imzasını taşıyan  “Türkiye’nin şiddeti karşısında İsveç’in sessizliği” başlıklı makalede İsveç Hükümetinin ve toplumun Türkiye’deki tutuklamalara ve PKK’lı gerillalara kimyasal silah kullanılmasına sessiz kalması eleştiriliyor.

Son üç yıl içinde Türk Hükümetinin “Kürt sorununu çözmek” için reformlar yerine toplu tutuklamaları tercih ettiği belirtilen makalede şu görüşlere yer veriliyor: “Halkın oyları ile seçilen binlerce politikacı, avukat, gazeteci, yazar ve insan hakları savunucusu tutuklandı. Bir kısmı 2 yıldan bu yana cezaevinde tutulanların çoğunluğu neyle suçlandıklarını bile bilmiyorlar. Kürt sorunu ele alan veya Kürtçe yayın yapan gazeteler tehlike içinde. Örneğin bu hafta içinde Özgür Gündem’de çalışan gazeteciler göz altına alındı. The Economist’e göre hükümetinin temsilcilerini veya politikalarını eleştirdikleri için Türkiye’de Çin’dekinden daha fazla gazeteci cezaevinde. Eğer teröristlikle suçlanan herkes terörist ise Türkiye’nin hangi gezegende olduğunun araştırılması gerekir.”

Madon Van depreminin Türk devletinin Kürtlere yaklaşımını ortaya koyduğunu, bölgeye yardımların bilinçli olarak geciktirildiğine de dikkat çekiyor.

Madon Türk devletinin ırkçı ve şoven politikasının sözcülüğüne soyunup İsveç’te savaş kışırtıcı gösteriler örgütleyen, Kürdistan’ın bombalanmasını  savunan Türk Federasyonu’na da sert eleştiriler yöneltiyor.  Aynı zamanda Sosyal Demokrat İşçi Partisi yöneticisi olan Türk Federasyonu Başkanı Hasan Dölek’in ırkçı mitingde yaptığı konuşmada gösteriye katılanlara gösteriye katılmayanların “yakalarını paçalarını yırtmaya” teşvik ettiğini  hatırlatıyor. Ve sosyal demokratlara ırkçı görüşlere karşı tutum almaları çağrısında bulunuyor.

Carl Bildt yasakçıların nikah şahidi

İsveç Gazeteciler Sendikasının yayın organı “Journalisten”in son sayısında da KCK tutuklamaları ve aydınlara yönelik toplu tutuklamalar gündeme getiriliyor ve tüm bunlara karşı sesiz kalan İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’e sert eleştiriler yöneltiliyor. Kurdo Baksi ve Murat Kuseyri’nin imzalarıyla  yayınlanan makalede Bildt’in Türkiye’ye son yaptığı gezide Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu ile birlikte Tayyip Erdoğan’ın Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya’nın nikah şahitliğini yapması eleştiriliyor. Karakaya’nın Kürt ve sol basın yayın organlarının sansürlenmesinin sorumlularından biri olduğu vurgulanan makalede şu görüşlere yer veriliyor: “Bildt’in dostluk yaptıkları politik faaliyetlerinden veya Kürtçe konuştukları için 5 bin politikacının cezaevine atılmalarının sorumluları. 80 gazeteci mesleklerini yaptıkları için cezaevlerinde...Bildt  yasakçılarla dostluk ve nikah şahitliği yaparken, neden aynı ülkede cezaevlerinde yatan gazetecileri unutuyor? Bildt nikah şahitliği yapmak için Ankara’ya koşmak yerine neden   cezaevlerindeki  gazetecileri  ziyaret etmiyor? Neden ifade özgürlüğüne öncelik vermiyor?  Neden Avrupa Birliği üyesi İsveç Türkiye’deki insan hakları ihlallerini açık bir biçimde kınamıyor ?”

Carl Bildt bu eleştiriler ve sorular karşısında suskunluğunu sürdürmeye devam ediyor.