Evrensel

İsveç PEN’i KCK duruşması gözlem raporu yayımladı

News   •   Dec 16, 2011 14:17 EET


“M. Erbey’siz M. Erbey’e karşı bir duruşma”

6 Aralık tarihinde yeniden başlayan Diyarbakır KCK duruşmalarına Yazarlar Fırat Ceweri ile Azar Mahloujian’ı gözlemci olarak gönderen İsveç PEN Kulübü hazırladığı raporu kamuoyuna açıkladı.

Fırat Ceweri’nin imzasını taşıyan “M. Erbey’siz M. Erbey’e karşı bir duruşma” başlığını taşıyan 4 sayfalık raporda geçen yılki duruşmalara kıyasla son duruşma öncesi gerilimin arttığı, güvenlik önlemlerinin artırıldığı, ancak bunun yabancı gözlemcilerden gizlenmesi için daha çok sivil polislerin görevlendirdikleri belirtiliyor.

Önce yabancı gözlemcilerin duruşmalara girmelerinin engellendiği, BDP Diyarbakır Şubesi Eşbaşkan Yardımcısı ve Avukat Meral Danış Beştaş’ın protesto ve müdahalesi sonucu polisin geri adım atmak zorunda kaldığı belirtilen raporda duruşmadan yaşananlar şu cümlelerle ifade ediliyor: “Hakim bir tutukluyu sorguladı. Aralarında tutuklu ile kardeşi arasında geçen komik denilebilecek bir telefon konuşmasının da yer aldığı suçlamalara karşı sanığın savunma yapmasını istedi. Tutuklu defalarca Kürtçe  kendi ana dilinde savunmasını yapmak istediğini söyledi. Her defasında hakim tutuklunun sözünü kesti ve Kürtçe konuşma yapmasını engelledi. Daha önceki duruşmalarda Hakim Kürtçe’den bilnmeyen bir dil diye söz etmişti ancak avukatların anlatımlarına göre daha sonraları bilinmeyen bir dil yerine kendisinin bilmediği bir dil terimini kullanmış.”

Ceweri duruşmalara ara verildiğinde kızı KCK davasından tutuklu, kendisi 10 yıl Diyarbakır Cezaevinde yatmış 50 yaşlarındaki bir adam ile babası tutuklu Berfin adlı küçük bir kızla aralarında geçen diyaloglara da değiniyor.

Gardiyanı ağlatan sahne

Raporda Ceweri ve Mahloujian’ın 2 yıldır tutuklu bulunan insan hakları savunucusu, Avukat-Yazar Muharrem Erbey’in ailesine yaptıkları ziyaretten de söz ediliyor. İsveç PEN’in Muharrem Özbey özgürlüğüne ve ailesine kavuşana kadar mücadele edeceğinin Erbey’in eşine iletildiği belirtilen raporda cezaevinde açık görüşte yaşanan trajik bir sahneye de yer veriliyor:

“Cezaevinde ayda bir kez bir saat açık görüş var. Muharemmin eşi önümüzdeki görüş nedeniyle çocuklarından kaygılıydı. Bize daha önceki görüşte olanları anlattı. 5 yaşındaki en küçük oğlu Robin görüş bittiğinde babasına sarılarak ağlamaya başladı. Babasının neden kendileri ile gelmediğini hıçkırıklara boğularak soruyordu. Muharrem’in eşinin anlattıklarına göre bu acıklı sahneye şahit olan gardiyanın  gözleriden yaşlar akmıştı.”

Raporun son bölümünde tüm bu trajedilere, onbinlerce insanın yaşamını kaybetmesine, insanların köylerinden sürülmelerine ve sürgünde yaşamalarına  30 yıl süren acımasız savaşın neden olduğu belirtiyor.

Murat Kuseyri/Stockholm