Evrensel

Kot kumlama işçilerine tazminat ödensin

News   •   Nov 19, 2010 10:48 EET

Kot kumlama işçilerinin mücadeleleri etkisini gösterdi:

İsveç tekelleri kumlanmış kot almayacaklar

İsveç tekellerinin yurt dışındaki faaliyetlerini incelemek amacıyla kurulan sivil toplum örgütü Fair Trade Center Türkiye’deki kot kumlama işçilerinin çalışma koşullarını bir rapor hazırlayarak İsveç kamuoyunun gündemine getirdi. Raporda ilkel koşullarda ve koruyucu önlemler alınmadan çalıştırılan kum kotlama işçilerinden 50’sinin öldüğü, 5 bininin ise ölme riski taşıdığı belirtiliyor. Kumlanmış kot alan İsveç tekellerinin de belirlendiği raporu hazırlayan Fair Trade Center’in sorumlularından Cristopher Riddselius konu hakkındaki sorunlarımızı yanıtladı.

 

Türkiye’de kot kumlama işinde çalışan işçilerin sorunlarından nasıl haberiniz oldu?

Konu birlikte çalıştığımız “Temiz Elbiseler” adlı örgütlenme tarafından bize iletildi. Bu sorun son bir yıl  içinde örgütümüzün gündemine geldi. Türkiye’de 2000 yıllarının başlarında itibaren kot kumlama başladı. 2005 yılında uzmanlar kot kumlamanın ölüme yol açan silikosiz hastalığına neden olduğunu belirlediler. Bugüne dek Türkiye’de kot kumlama işlerinde çalışan 50 işçi yaşamını yitirdi. Binlercesinin sağlıkları bozuldu. İsveç tekellerinin Türkiye’den kumlanmış kot aldıklarını belirleyince konuyu ayrıntılı olarak ele almayı kararlaştırdık.

Kot kumlama neden ölümlere ve sakatlanmalara yol açıyor?

Kotu aşındırmak için uygulanan bir kaç yöntem var. Ancak en yaygın olarak kullanılanı kumlama.  Kum her yerde bulunabiliyor ve oldukça ucuza maloluyor. Ayrıca kumla kumaşın istediğiniz yerini istediğiniz kadar aşındırabilirsiniz. Bu işin elle yapılması istenilen sonucu verdiği gibi ucuza da maloluyor. Türkiye’de kumlamayı banliyö semtlerinde, binaların depolarında koridorlarda yapan küçük firmalar vardı. İşçiler koruyucu önlemler alınmadan, yeterli havalandırma sağlanmadan çalıştırıldı. Basınçla kotlara kum püskürtmek  tozların çevreye yayılmasına neden oluyor. Tozların içinde bulunan ve gözle görülmeyen kuvarz ölümle sonuçlanan gögüs ve solunum hastalıklarına yol açıyor. İşçilerin ard arda ölmeleriden sonra kot kumlama geçtiğimiz yıl Türkiye’de yasaklandı. Kumlama işi yapan 60 civarında imalathane kapatıldı.

Türkiye’de yasaklanmasından sonra kot kumlamanın başka ülkelere kaydırıldığı söyleniyor?

Kot kumlamanın Çin, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerde yapıldığını biliyoruz. Ama orada dayanışma komiteleri türünden örgütlenmeler olmadığı için kot kumlamanın kapsamı tam olarak bilinmiyor. Ancak “Temiz Elbiseler” bu ülkelerde araştırma faaliyetlerini sürdürüyor.

Kot kumlama işinin Türkiye’de yapılmasının nedenleri nelerdir?

Türkiye tekstil sektörünün yaygın olduğu bir ülke. Sadece ucuz tişörtler değil, kaliteli ürünler de üretiliyor. Tanınmış bir çok firma mallarını Türkiye’de yaptırıyor. Türkiye’de çok büyük miktarlarda jeans üretiliyor. Ayrıca yasalar Avrupa’nın diğer ülkelerine göre daha esnek. Bu nedenlerden ötürü kot kumlama işi yoğun olarak Türkiye’de yapıldı.

Kumlanmış kotları satın alan tekeller uygulanan yöntemlerin tehlikeli olduğunu bilmiyorlar mıydı?

Bunu bilmek oldukça zor. İlk raporlar Türkiye’den 2005 yılında gelmeye başladı. Sorun o yıllarda Türkiye’de gündemdeydi. Ancak İsveç’te pek bilinmiyordu. Yaptığımız araştırmalar aynı yıl İsveç’te sadece küçük bir derginin konuya çalışma koşulları açısından yer verdiğini gösterdi.  Ama kumlama işi ile tekeller arasındaki ilişki daha sonra gündeme geldi.  Bunu da ilk kez Kot Kumlama İşçileri İle Dayanışma Komitesi gösteriler yaparak gündeme getirdi. İşçiler ilk kez üretim yaptıkları tekellerin adlarının yazılı olduğu pankratlarla gösteriler yaptılar. Ama bugüne kadar tekellere karşı ciddi bir faaliyet yürütülmedi. “Uluslararası Temiz Elbiseler” örgütü bu ayın sonunda bir kampanya başlatacak. Tüm dünyada kot kumlamanın yasaklanmasını,  tüm giyim tekellerinden kumlanmış kot satmamalarını isteyecek.

Konuyu gündeme getirdiğinizde İsveç tekellerinin tepkileri nasıl oldu?

Aralarında H&M gibi büyük tekellerin bulunduğu 17 İsveç giysi şirketinin kumlanmış kot satın aldığını belirledik. Raporu hazırlarken bunlarla görüştüm. Çoğu kot kumlama işinin riskli olduğunu bilmediklerini söylediler. H&M sorumluları kumlama işini yapan firmaya işin tehlikeli olup olmadığını sorduklarını söylediler. İşveren tabi ki işin riskli olduğunu söylemez. Neden aynı soruyu işçilere yöneltmediler? Tüm bu olanlara karşın Eylül ayında H&M kumlanmış kot alımını durdurduğunu açıkladı. H&M’i diğer giysi tekelleri izledi. Raporu hazırlamadan önce giysi şirketleri ard arda kumlanmış kot alımına son vereceklerini açıkladılar.

Kot kumlama işçilerinin mücadelesi ve sizin raporunuz olmasaydı tekeller böyle davranırlar mıydı?

Gönüllü kuruluşlarının çok önemli roller oynayabilirler. Bir çok şirketin çok kısa süre içinde kot kumlamaya karşı tutum alması oldukça önemli ve sevindirici. Ama bunu çok daha önceleri insanlar ölmeden önce yapmaları ve koruyucu önlemler almaları lazımdı. Tekellerin müdahale etmeleri için işçilerin ölmeleri mi gerekiyor?

Tekellerin sadece alımı durdurmaları yeterli mi?

Tabii ki yeterli değil. Tekellerin zarar gören tüm işçiler ve ailelerine tazminat ödemelerini talep ediyoruz. Sakatlanan işçilere hem tazminat ödenmeli hem de emekli aylığı verilmelidir. Türkiye’deki işçilerin büyük çoğunluğunun sosyal güvenceleri yok. Tekeller sorumluluklarını üstlenmeli ve bu işçilere gerekli yardımları yapmalıdırlar.

Bunun sağlanması için neler yapıyorsunuz?

8 Aralık’ta Stockholm’de bir panel düzenleyeceğiz. Türkiye’de Kot işçilerinin haklarını savunan komite ile ilişkilerimiz var.  Komite adına Doktor Yeşim Yasin konferans verecek. Daha sonra da konunun ele alınacağı bir panel düzenlenecek. Ayrıca sorunu  “Temiz Elbiseler”in 23-26 Kasım tarihlerinde DİSK’in Gönen’de bulunan tesislerinde dünyanın değişik ülkelerinden 200 uzman ve aktivistin katılacağı “Uluslararası Konferans”ında ele alıp tartışacağız.

Murat Kuseyri/Stockholm