Evrensel

Ölümünün 25. Yıldönümünde Palme’nin katilleri hala yakalanamadı

News   •   Feb 28, 2011 04:00 EET

Sosyal Demokrat İşçi Partisi Başkanı ve İsveç Başbakanı Olof Palme 28 Şubat günü saat 23.30 sularında uğradığı bir silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Palme’ye ateş eden kişi kollarını sallayarak rahatça olay yerinden uzaklaştı. En az 30 kişinin tanıklık ettiği cinayette polis katil veya katilleri bulmak için değil, bulmamak için herşeyi yaptı. Cinayetten 25 yıl sonra önceki gün polis yetkilileri cinayeti çözmek için ne kadar çaba harcadıklarını kanıtlamak amacıyla bir basın toplantısı düzenlediler. Gazetecilerin polisin arşiv bölümüne girip resim çekmelerine izin verdiler. Belge ve tutanakların bulunduğu 3 600 dosya olduğunu ve cinayeti aydınlatmak için bu güne dek yarım milyar kron harcama yaptıklarını açıkladılar.

Palme’nin öldürülmesinden hemen sonra CIA ile yakın ilişkisi olduğu bilinen polis şefi Hans Holmer hiç bir somut kanıt göstermeksizin cinayetin PKK tarafından işlendiğini  iddia etti.  9 Kürt terörist olarak damgalandı ve yıllarca belediye sınırları dışına çıkmaları yasaklandı. Polis cinayetin PKK tarafından işlediğine hiç kimseyi ikna edemeyince cinayet uyuşturucu bağımlısı Christer Petersson adlı bir kişinin sırtına yıkıldı. Ancak Yargıtay  cinayeti işlediğine dair bir kanıt olmadığını belirterek Petersson’un beraatini kararlaştırdı.

Güney Afrika’da Aparheid döneminin  polis şefi Eugene de Kock büyük bir düşman olarak gördükleri Palme’yi Güney Afrika polisi Craig Williamson’un öldürdüğünü mahkemede itiraf etti.  Cinayeti araştırmakla görevli komisyon kapsamlı bir soruşturmaya gerek görmeden bu iddianın temelsiz olduğu sonucuna vardı. Cinayetin aralarında üst düzeydeki polis şeflerinin de bulundukları İsveç polisi tarafından işlenildiği idddiaları ise kurulan 3 ayrı komisyon tarafından reddedildi.

Güney Afrika’daki ırkçı rejimine karşı ANC’yi destekleyen,  Şili’deki faşist darbeye  ve ABD’nin Vietnam işgaline karşı çıkan Palme ırkçıların ve emperyalistler nefretini , ezilen halkların sevgisini kazanmıştı. Ölümünün 25. Yıldönümünde İsveç halkı Olof Palme’yi yalnız bırakmadı. Vurulduğu yer ve mezarı ziyaretçi akınına uğradı ve kırmızı güllerle donaltıldı.

Ülkeyi yönetenler,  polis yetkilileri ve basın Palme’nin İsveç polisinin de içinde olduğu bir operasyonla öldürüldüğü iddialarına karşı sessiz kalırlarken, devrimci ve ilerici parti ve grupların yanı sıra bazı aydınlar Güney Afrika ve İsveç polisinin cinayetteki rolünün araştırılmasını ve gerçek katillerin bulunmalarını istiyorlar.

“Katiller aramızda”

İsveç’in ünlü krimilologlarından Leif GW Persson da cinayetin eski asker ve polisler tarafından planlanmış ve gerçekleştirilmiş olma olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor. Palme’nin iyi ilişkiler içinde olduğu Sovyetler Birliği’nin bir tehike olarak görüldüğünü ve pek çok polisin Palme’yi Sovyet ajanı olmakla suçladıklarını hatırlatıyor ve tüm bu nedenlerden dolayı da Palme’nin politik bir cinayete kurban gittiğine inandığını söylüyor.   

Murat Kuseyri/Stockholm