Evrensel

'Stockholm Onur Yürüyüşü'nde eşitlik, barış ve demokrasi mesajları

News   •   Jul 31, 2016 19:37 EEST

'Stockholm Onur Yürüyüşü'nde eşitlik, barış ve demokrasi mesajları

MURAT KUSEYRİ-STOCKHOLM

Bu yıl 19'uncusu düzenlenen 'Stockholm Onur Yürüyüşü'de LGBT ve emek örgütleri eşitlik, insan hakları ve barış örgütleri barış ve silahsızlanma, Türk ve Kürtler de, barış ve demokrasi talepleriyle yürüyüş kortejinde yer aldılar.

İsveç Başbakanı Stefan Löfven ve dört bakanın yer aldığı yürüyüşe ırkçı ve yabancı İsveç Demokratları dışında parlamentoda bulunan tüm siyasi partilerin liderleri de katıldı. Yürüyüşün bitiminden sonra pazartesi gününden beri devam eden 'Onur Haftası'nın yapıldığı spor sahasına gidip emek ve LGBT örgütlerinin temsilcileriyle görüşmeler yapan Löfven, medyaya ”Sevgi ve sıcaklığın oldugu bu gün memnuniyetle kortejde yer aldım. Ayrıca tüm insanların eşit değerde olduklarını göstermek istedim. Hepimizin toplumdaki tüm bireylerin kendini güven içinde hissetmesinde sorumluluğumuz var” açıklamasını yaptı.

Hiristiyan Demokrat Parti lideri Ebba Bush Thor, ilk kez 'Onur Yürüyüşü!ne katılırken, ırkçı ve yabancı düşmanı parti İsveç Demokratları'nın lideri Jimme Åkesson'un yürüyüşe katılma talebi etkinliği örgütleyenler tarafından 'Onur Haftası'nın eşitlik ilkesini içselleştirmediği gerekçesiyle kabul edilmedi.

Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da, LGBT, barış, emek ve insan hakları örgütlerinin yanı sıra askerler, polisler, papazlar, öğretmenler, araştırmacılar grup halinde kendi özgün taleplerini içeren döviz ve pankratlar taşıyarak yürüyüş kortejinde yer aldılar.

TÜRK, KÜRT VE BEYAZ BAYRAKLARLA YÜRÜDÜLER

”Barış ve demokrasi için Türkler” adlı bir grup oluşturan Türkler, bu yıl ilk kez 'Onur Yürüyüşü'ne grup olarak katıldılar. Davul eşliğinde ellerindeki Türk, Kürt ve beyaz bayraklarla yürüyen Türkler, halkların kardeşliği ve barış mesajını verdiler.

Grup içinde yer alan Türklerden Senay Kaan, dünyada ve Türkiye'de barışın sağlanması ve Türkiye'deki savaşa son verilmesi için beyaz bayrakla yürüyüşe katıldığını söylerken, Kürdistan bayrağını taşıyan Sevgi Durdu, Türk ve Kürtlerin birliktenliğini göstermek için bayrağı taşıdığını belirttikten sonra şunları kaydetti.

”Kürt halkının özgürlüğünü istiyorum. Demokratik bir Türkiye'yi birlikte kurabiliriz. Ama Kürtlerin haklarını vermiyorlar. Halkları birbirine düşman ediyorlar. Her gün insanlarımız ölüyor. Buna çok üzülüyoruz ve bu savaşın durdurulmasını istiyoruz.”

KÜRTLER KORTEJİN EN ÇOŞKULU GRUPLARI ARASINDA YER ALDI

'Onur Yürüyüşü'ne İsrail Büyükelçilik düzeyinde bir kaç kamyon ile katılırken, Kürtler kortejin en çoşkulu ve alkışlanan grupları arasında yer aldı. 4,3 kilometrelik yürüyüş boyunca Kürtçe şarkı ve türküler eşliğinde durmaksızın halaya duran, oynayan ve zılgıtlar çeken Kürdistanlılardan bazılarının Kürt bayraklarının yanı sıra YPG/YPJ bayrakları taşıdıkları gözlendi.

”Gökkuşağı Kürtler” pankratı arkasında yürüyen Kürtlerden Doğucan Tanış, Kürtlere yönelik saldırı ve katliamları tüm dünyanın bildiğini, festivale katılarak bunu kamuoyuna hatırlattıklarını söyledikten sonra Kürdistanlı eşcinsellerin sorunlarının gündeme getirilmesinin önemine şu cümlelerle dikkat çekiyor.

”Dünya genelinde Kürtlerin eşcinsel olamayacakları ve eşcinsellerin haklarını savunamayacakları gibi yanlış bir algı var. Ben buna katılmıyorum. Her toplumda farkı görüşten insanlar olduğu gibi farklı cinsel tercihleri olan insanlar var. Kürtler de olduğu gibi. Biz Onur Yürüyüşü'ne katılarak Kürtlerden de eşcinseller olduğunu ve escinsel olmadığı halde eşcinsellerin haklarını savunan Kürtler olduğunu göstermek istiyoruz.”

Hem Kürt hem de eşcinsel olduğunu göstermek için 'Onur Yürüyüşü'nde yer aldığını söyleyen Orhan Altay da, kendi etnik ve cinsel kimliğiyle barışık olduğunu, eşcinselliğin bir hastalık değil cinsel bir tercih olduğunu söyledikten sonra ”Ben insanlara kendimi olduğum gibi göstermeye çalışıyorum. Onlardan beni olduğum gibi kabul etmelerini istiyorum. İsveç'te her hangi olumsuz bir tepki ile karşılaşmadım. Ama homofobinin güçlü olduğu Türkiye'de dışlanmaya ve hatta şiddete maruz kaldım” şeklinde konuşuyor.

IRKÇI GRUPLARDAN PROVOKASYON

'Onur Yürüyüşleri' ilk yapılmaya başlandığı yıllarda yürüyüş kortejine saldırılar düzenleyen ırkçı ve faşist örgütlenmeler, Onur Yürüyüşleri 400-500 bin kişinin izlediği halk şenliğine dönüşünde tatkik değişiklik yaparak kortejde yer alma talebinde bulundular.

Yürüyüşe katılma talepleri reddedilen ırkçılar, Onur Haftası'nda Stockholm'de göçmenlerin olarak yaşadıkları Järva bölgesinde 27 Temmuz günü “Alternatif Onur Yürüyüşü” gerçekleştirdiler. Dışlanmanın uç noktalara vardığı ve Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları Kista, Husby, Rinkeby ve Tensta semtlerinde yürüyen ırkçılar, anti-faşit grupların direnişiyle karşılaştılar. Polisin aldığı yoğun güvenlik önlemleri olayların çıkmasını engelledi.

Provokasyonlarında başarılı olamayan ırkçılar, Onur Yürüyüşü yapıldığı sırada 50 kişilik bir grup halinde göçmen karşıtı sloganlar atarak kortejde yer almak istediler. Irkçıların bu girişimini yürüyüşü izleyen halk engelledi ve daha sonra müdahalede bulunan polis 3 ırkçıyı göz altına aldı.

LGBT'LERE YÖNELİK NEFRET SUÇLARI AZALIYOR MU?

Devlet İstatistik Enstitüsü'nün yayımladığı son istatistikler İsveç'te cinsellikten kaynaklı nefret suçlarında bir azalma olduğunu gösteriyor. LGBT kişilerine yönelik işlenen nefret suçları 2008 yılında % 18 iken, bu rakam 2014 yılında % 10'a geriledi. 2008 yılında 1055 kişi cinsel tercihinden dolayı ayrımcık ve saldırıya uğradığı için kurumlara bildirimde bulunurken bu sayı 2014 yılında 635'e düştü.

Ancak İsveç Eşit Cinsel Haklar Federasyonu (RFSL) yöneticilerinden Per Wiktorsson Harrby, istatistiklerde görülen bu düşüşün pratikte karşılığının olmadığını, nefret suçuna maruz kalan pek çok LGBT kişinin kurumlara olan güvensizliklerinden ve sonuç alamayacaklarına inandıklarından polis ve kurumlara bildirimde bulunmadıklarını söylüyor.