Evrensel

İsveç Parlamentosunda Türkiye tartışması

Press release   •   May 16, 2012 18:11 EEST


Çevre Partisi Yeşiller’in tutuklu gazeteci, aydın ve politikacılar için Dışişleri Bakanı Carl Bildt’in cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesi İsveç Parlamentosunda Türkiye konusunda yoğun tartışmalara neden oldu.

Yeşiller Milletvekili ve Dış Politika Sözcüsü Bodil Cebellos Türkiye’de 95 gazeteci ve binlerce politikacının tutuklu olduğunu, geçtiğimiz günlerde İsveç Parlamentosunda yapılan bir  konferansta Gazeteci Nazım Akman’ın “Türkiye’de ilerleme olduğunu kabul ediyorum. Eskiden gazeteciler öldürülüyordu, şimdi tutuklanıyor” sözlerini aktararak Dışişleri Bakanı Bildt’e gazetecilerin tutuklanmalarına karşı ne yaptığı sorusunu yöneltti.

Cebellos saldırıların özellikle Kürt sorununu gündeme getiren medyaya yöneldiğini, tutuklu gazetecilerin % 70 ile ile cezaevlerindeki gazete dağıtıcılarının tamamının Kürt basında çalıştıklarına dikkat çektikten sonra, bu gerçeğin Türk yetkililer tarafından inkar edildiğini söyledi. Geçtiğimiz hafta İsveç’i ziyaret eden Türk yetkililerin cezaevlerinde sadece 4 gazeteci bulunduğunu söylediklerini aktaran Cebellos Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun tutuklu gazeteciler listesindeki 91 gazetecinin neden cezaevinde yattııklarını bilmek istediğini belirterek Carl Bildt’e “bunlar kriminal mi” sorusunu sordu. Hrant Dink cinayetini planlayan ve yardım eden çoğunluğu devlet görevlisi  19 kişinin beraat ettirilmesinin de devletin gazetecilere karşı tutumunu yansıttığını ifade etti.

Sol Parti Milletvekili Amineh Kakabaveh 2009 yılından beri Kürtlere yönelik toplu tutuklamaların başlatıldığını, 8 bine yakın Kürt politikacı ve aydının cezaevine atıldığını hatırlattıktan sonra Türkiye’de bir Guantanamo olduğunu, PKK Lideri Öcalan’ın 12 yıldır İmralı adasında tutulduğunu, 9 aydan bu yana da avukatları ve ailesi ile görüşmesinin engellendiğini söyledi. Öcalan’ın avukatları ile görüşmesinin engellenmesinin Türk yasalarına bile aykırı olduğunu ifade eden Kakabaveh “Bu duruma göz yıummamayız, Bildt Öcalan’a uygulanan tecride karşı ne yapacağını açıklamalıdır” dedi.

Sadece muhalefet partilerine üye Milletvekilleri değil iktidar ortağı Folk Parti ve Hıristiyan Demokrat Milletvekilleri de Bildt’in Türkiye’deki insan hakları ihlallerine kayıtsız kalmasını eleştirdiler.

Halk Partisi Milletvelili Fredrik Malm Kürt sorunu ile basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri arasında doğrudan bir ilişki olduğunu şu cümlelerle dile getirdi: “70 yıl Kürtlerin varlığını inkar ettiler. Kabul etmek zorunda kalınca da tamam siz Kürtsünüz ama sizin diliniz yok, Kürtçe yok dediler.  Kürtçeyi de kabul etmek zorunda kalınca bu kez Kürdistan yok diyorlar. Şimdi de sizin haklarınız Anayasa’da yer almayacak, ana dilinizde eğitim göremezsiniz diyorlar. Buna itiraz edenleri de cezaevlerine atıyorlar”

Malm gazetecilerin ve politikacıların yüksek güvenlikli cezaevlerine kriminal suçlularla birlikte tutulduğunu belirterek “Bizim sesimizi çıkarmamız ve çok sayıda gazeteci ve politikacının cezaevlerinde tutulmalarına tavır almamız gerekir” dedi.

Hıristiyan Demokrat Parti Milletvekili Desiree Pethrus  Türkiye’de sadece gazetecilerin değil Kürt sorununu araştıran bilim insanlarının da iktidarın saldırılarına uğradığını belirterek Prof. Buşra Ersanlı’nın başına gelenleri ayrıntılı bir biçimde aktardı. Carl Bildt’e ” Terörle mücadele bahenesiyle gazeteciler, politikacılar ve insanlarının tutuklanmasına karşı neden sesimizi yükselt miyoruz “ sorusunu yöneltti.

Carl Bildt son on yılda Türkiye’de olumlu pek çok reformlar yapıldığını ancak son 3 yıldır olumsuz gelişmeler olduğunu söyledikten sonra cezaevindeki gazeteciler ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlalleri Türk yetkililerle yaptıkları görüşmelerde gündeme getirdiğini söyledi.

Murat Kuseyri