Evrensel

Özelleştirmelerin faturası halka, karı tekellere

Press Release   •   Nov 25, 2011 06:02 EET


Murat Kuseyri

Bir zamanlar sosyal devletin en gelişkin örneği olarak gösterilen İsveç artık yeni liberal politikaların sancısız olarak hayata geçirildiği “örnek” bir ülkeye dönüştü.  Özelleştirmelere, sosyal halkların kısıtlanmasına karşı emekçilerin direnişleri ile karşılaşan Avrupa ülkelerinin yöneticileri aynı politikayı direnişle karşılaşmadan yaşama geçiren İsveç’teki sağcı hükümete gıpta ile bakıyorlar. Avrupa tekelleri İsveç hükümeti ve sendikalarına övgüler düzüyorlar. Hükümetinin deney ve tecrübelerinden yaralanmak için İsveç’e heyetler gönderiyorlar.

İsveç’te sosyal devleti ortadan kaldırmanın ilk hamlesini 1980’li yıllarda iktidara gelen sağ partiler yaptı. Aynı politikayı 8 yıl Hükümet olan sosyal demokratlar inceltilmiş bir biçimde sürdürdüler. Dört sağ partinin oluşturduğu ittifak 2006 yılında yapılan seçimlerden önce kapitalizmin bunalımının sorumluluğunu sosyal devlete yükledi. Sosyal hakların budanmasıyla çalışmanın özendirileceğini, bürokrasinin azaltılacağını, verimliliğin artırılacağını seçim propagandasının odağına yerleştirerek seçimleri kazandı. Seçimlerin hemen ardından kapsamlı bir özelleştirme kampanyası başlattı. Bazı okullar, hastaneler, sağlık ocakları, ulaşım hizmetleri, eczaneler satışa çıkarıldı. Hükümet rekabetin hizmetlerin kalitesinin artmasına ve ucuzlamasına yol açacağını iddia etti.

Kalite düştü, hizmetler pahalılaştı

Ancak ard arda yayınlanan raporlar özelleştirmelerin hizmetlerin kalitesinin düşmesine ve pahalaşmasınana  yol açtığını gösteriyor. Özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin devletin okullarında okuyanlara kıyasla karne notlarının yüksek, bilgi düzeylerinin daha düşük olduğu saptandı. Sağlık sektöründe de kar marjinallerini artırmak isteyen şirketler çalışanların sayılarını azaltınca sağlık hizmetleri aksamaya başladı. Son olarak İsverenler ve hükümet tarafından finanse eden SNS adlı enstitünün Araştırma Şefi Laura Hartman özelleştirmeleri eleştiren  raporu hükümet ve tekelleri ayağa kaldırdı. Raoprun gerçekleri yansıtmadığını iddia ettiler. Hartman baskılar sonucu istifa etmek zorunda kaldı.

Özelleştirmelerin faturasını halk öderken tekeller aşırı karlar elde ettiler. Yayınlanan istatistikler sağlık, eğitim sektöründeki özel firmaların diğer sektörlere göre neredeyse iki kat daha fazla kar ettiklerini gösteriyor. Ülke genelinde tekellerin kar oranları % 8,3 iken, sağlık ve eğitim sektöründeki firmaların karları % 15. Özelleştirilmelerden önce devlet kasasına giren paralar artık tekellerin kasalarına akıyor. Tekeller vergi vermemek için vergilerin oldukça az olduğu ülkelerde paravan firmalar kurarak karlarını oralara aktarıyorlar.

Avrupalı tekellerin temsilcilerinden İsveç’e övgü

Özelleştirmeler, sosyal hakların ortadan kaldırılması devletin bir kurumu gibi çalışan sendika bürokratlarının ihanetleri sonucu sancısız gerçekleşti. Sendikalar özelleştirmelere karşı tutum takınmadılar. İsveç Maliye Bakanı Anders Borg geçtiğimiz günlerde yapılan Avrupa Birliği toplantısında 1990’lı yıllarda tasarruf önlemlerini kolayca yürürlüğe koymalarını övünerek anlattı. Toplumsal sorumluluk taşıdığını söylediği İsveç sendikalarına övgüler düzdü. Avrupa Birliği Üyesi ülkelerin işveren örgütü Business Eurupa’nın şefi Philippe de Buck iş güvenliğinin zayıflatılmasını, işçi kiralama şirketlerinin artırılması istediğini açıkladı. İsveç’i bu konuda örnek alınacak bir ülke olduğunu söyledi.