Evrensel

Schoulgin: Kimyasal silah iddiaları araştırılsın

Press Release   •   Nov 25, 2011 06:03 EET


15 Kasım “Dünya Yazarlar Günü” dolayısıyla yapılacak etkiniiklere katılmak için Stockholm’e gelen Uluslararası PEN Başkan Yardımcısı  Eugene Schoulgin düşünce ve ifade özgürlüğü alanında Türkiye’de son derece kaygı verici gelişmelerin yaşandığını, AKP iktidarını eleştiren muhalif aydınların KCK ve PKK üyesi olması ile suçlanarak tutuklandıklarını söyledi. Türkiye’nin yeniden 1980 ve 1990’lı yıllara döndüğünü,  AKP hükümetinin tıpkı Cunta döneminde olduğu gibi aydınları susturmak ve sindirmek için toplu tutuklamalara gittiğini ifade etti.

Zarakolu’nun sıradan bir yayıncı değil Dünyaca tanınan bir insan hakları savunucusu olduğunu vurgulayan Eugene Schoulgin şunları söyledi. “Biz toplu tutuklama dönemlerinin geçmişte kaldığını sanıyorduk ama AKP Hükümeti  Cunta dönemindeki  uygulamalara başvuruyor. AKP iktidarına muhalefet edenler KCK üyesi olmakla suçlanarak tutuklanıyor. Başbakan Erdoğan Zarakolu ve KCK  tutuklamalarını eleştirenleri teröristleri desteklemekle suçluyor. Bu inanılır gibi değil. Bu tür suçlamalar ifade ve düşünce özgürlüğüne saldırıdır. Hiç bir biçimde kabul edilemez”.

Schoulgin tüm bu saldırı ve tutuklamaların nedeninin Kürtlerin taleplerinden duyulan kaygı ve korku olduğunu söyledi. Kürt halkının kendi dili ve kültürünü geliştirme ve özerklik taleplerini haklı bulduğunu söyleyen Schoulgin sözlerini şöyle sürdürdü. “Kürtler ayrımcılığa ve baskıya uğradıklarını ve 2. Sınıf vatandaş muamelesine uğradıklarını  düşünüyorlar. Kürtler artık bu durumun değişmesini istiyor. Ama Türkiye Kürtlerin bu taleplerine demir yumruk politiası uygulayarak karşılık veriyor. On yıllar boyu uygulanan bu politika bir işe yaramadı. Ama Türkiye hala aynı politikayı ve yöntemleri uygulamayı sürdürüyor. Türkiye’de aydınlar, gazeteciler ve halkın çoğunluğu bu sorunun silahla çözülmeyeceğini biliyor. Ama pek çok kişi düşüncelerini ifade etmekten ve terörist destekçisi olarak suçlanmaktan korkuğu için sessiz kalıyor”.

Gerillalara karşı kimyasal silah kullandığı iddiaları ilgili sorumuzu da “Bu çok ciddi ve korkunç bir iddia. Kimyasal silah kullanmak bir savaş suçudur. Böylesi bir emri verenlerin Uluslararası Mahkemede savaş suçlusu olarak yargılanmaları gerekir. Saddam’ın Kürtlere karşı kullanımından bu yana kimyasal silah kullanılmadı. Bu iddiaların araştırılması için uluslararası bağımsız bir komitenin oluşturulması gerekiyor. Türkiye eğer araştırma taleplerini reddederse bu gerillalara karşı kimyasal silah kullanıldığını kabul ettiği anlamına gelecektir. Ben AKP ve ordunun yerinde olsaydım iddialar karşısında araştırma yapılmasını kendim talep ederdim. Böyle davranmamaları kimyasal silah kullandıldığı ihtimalini artırıyor. Bu çok ciddi bir durum. ABD ve müttefiklerinin Irak’ı işgal etmelerinin en önemli gerekçelerinden biri kimyasal silah ürettiği iddiasıydı.” diyerek cevaplandırdı. 

 

 

Murat Kuseyri/Stockholm