News -
”Devrimi boğmaya çalışıyorlar”
Tahrir’de yaşadıklarınızı anlatabilir misiniz?
20 yaşlarında bir erkek ve kız çocuğum var. Her ikisi de ayaklanmanın başladığı gün Tahrir Meydanı’na gittiler. Ben çocuklarımı yanlız bırakmamak için oraya gittim. Meydanda bir çok tanıdığımla karşılaştım. Bazıları benim gibi çocuklarını yalnız bırakmamak için meydana gelmişlerdi. İlk gün halk çok örgütsüzdü. Ne yapacağını bilemiyordu. Ama ikinci gün gıda, sağlık, savunma, basın gibi değişik komiteler kuruldu. Herkes üzerine düşeni fedakarca yaptı. Hayatımın en güzel günlerini Tahrir Meydanı’ında yaşadım. Meydanda dayanışma, birlik, saygı, sevgi, özgürlük vardı. Herkes birbirine karşı son derece saygılıydı. Devrim anlatılmakla anlaşılamaz. Onu yaşamak gerekiyor.
Kadınların ayaklanmadaki rollerinden bahsedebilir misiniz?
Kadınlar devrime erkeklerlerle birlikte omuz omuza katıldılar. Meydanda laikliği savunan ve Müslüman Kardeşler’e sempati duyan kadınlar birlikte mücadele ettiler. Yaşlı, genç, başörtülü, başı açık, Hiristiyan Müslüman kadınlar yan yanaydılar. Birlikte meydanda sabahladılar. Hiç kimse eve gitmek istemiyordu. Dayanışma ruhu güçlü, tolerans fazlaydı.
Birlikte protesto ettik, meydanda sabahladık. Kadınlar saldırıya uğradı, öldürüldü. Devrim aynı derecede hem kadınların hem de erkeklerin. Daha önceki devrimlerin tecrübelerinden direnmeyi sürdürmemiz, kadınların haklarının sınırlanmasını engellememiz gerektiğini biliyoruz. Nasır’ın Devlet Başkanlığı yaptığı dönemde yasalar daha laikti. 1971’de Devlet Başkanlığını devralan Enver Sedat sola karşı Müslüman Kardeşlerle flört etmeye başladı. İslami yasalara uyum sağlanmasına olanak veren değişiklikler kadınların haklarını önemli ölçüde kısıtladı.Mübarek rejimi döneminde bazı yasalar şeriat temel alınarak hazırlandı. Erkeklerin birden fazla kadınla evlenebilmeleri, kadınların erkeklerin sahip oldukları malların ancak yarısına sahip olmaları, kadınların hakim olamamaları bu yasalardan bazıları. Halkın çoğunluğu din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, medeni yasaların kabul edilmesini istiyor. Ancak Müslüman Kardeşler ve yandaşları kadınların haklarını sınırlayan yasaların değişmesine karşı çıkıyorlar. Bunu engellemek için de direniş gösterecekler. Sert bir mücadele olacak.
Arap dünyasında yaşanan devrimlerde değişik sosyal gruplara mensup farklı yaşlardaki kadınlar da yer aldılar. Ayaklanmalar demokratik haklarını savunabilmelerinin, seslerini duyurabilmelerinin ve taleplerini gündeme getirebilmelerinin yolunu açtı. Bu şansı değerlendirebilmek için çok çalışmamız gerekiyor. Kadınlar her şehirde devrimi ateşlemek için önemli roller oynadılar. Tunus’tan Mısır ve Libya’ya kadar uzanan tüm bölgede önemli roller oynamaya devam ediyorlar.
Taleplerinizi gerçekleştirebildiniz mi?
İstediklerimizin bir kısmını elde ettik. Ama Mübarek rejiminin kalıntıları hala iktidarda. Bu sorunlara neden oluyor. Çok dikkatli olmalı ve mücadeleden vazgeçmemeliyiz. Bir devrimin 4 ayda başarıya ulaştığını gördünüz mü? Devrim sürüyor. Devrimi boğmaya çalışıyorlar. Ordu eski ordu. Ülkeyi hala ordu yönetiyor. Devrimi kontrol etmek ve engellemek istiyor. Ayaklanmadan beri çoğunluğu genç 5 bin 600 kişi askeri mahkemelerde yargılandı. Bundan 1,5 ay önce 26 yaşındaki bir genç Askeri Konsey’i eleştirdiği için 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ama mücadele sürüyor. Halk orduya karşı direniyor ve taleplerinde ısrar ediyor. Mücadele henüz sonuçlanmadı. Ordudan bize karşı hoşgörülü olmasını, medenice davranmasını bekleyemeyiz. Ama askerler korku içindeler. Çünkü gelecekte ne olacağını bilemiyorlar. Halk değil askerler korkuyor. Yüksek Askeri Konsey Gösteri ve grevleri yasaklayabilmek için yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Ama halk bu tasarıları ciddiye almıyor, gösteri yapmaya devam ediyor. Akademisyenler, yazalarlar ve işçiler her dakika mücadeleye devam etmelidirler. Biz sadece büyük balıkları değiştirdik. Orta büyüklükteki ve küçük balıklar hala duruyor. Onları değiştirmek yıllar alacaktır.
Kadın işçilerin ayaklanmadaki rollerinden söz edermisiniz?
Aslında işçi sınıfının en geniş kesimini kadınlar oluşturuyor. Mısır da devrimden öncede bir kadın işçi sınıfı vardı ve bu kesim daha çok sendikalarda örgütlüydü. Kadın işçiler devrimde önemli bir rol oynadılar. Bircok kadın bireysel olarak ve birçok kadında sendikal örgütlenme çerçevesinde devrim hareketine katıldı ve öncelikli olarak kadın işçilerin haklarını gündeme getirdi. Onlar belki en çok devrime angaje olan , devrimi taşıyan kesimdi.
Kadın işçiler başından beri devrimin içindemiydi ?
Elbette başından beri devrimi destekliyorlardı ve ilk günden itibarende devrim hareketine katıldılar. Ama belki ön sıralarda görünmüyorlardı. Daha sonra daha çok görünür oldular.
Kadınların somut talepleri nelerdir?
Bizim için, yani kadınlar için eşit vatandaşlık istiyoruz. Eşitlik, tam anlamıyla batı normlarında bir eşitlik olmalı. Yaşam standartlarımızın yükseltilmesinin yasal güvence altına alınmasını, ayrımcılığın son bulmasını , kadın ve erkekler, Hiristiyan ile Müslüman arasındaki eşitsizliğinde kalkmasını istiyoruz. Vatandaşlık hakları eşitlik temelinde yeniden düzenlenmeli.
Konferansta devrimin orta sınıfların hareketi olduğunu söylediniz. Bunu biraz açar mısınız?
Devrimi başlatan genç insanlar daha çok ortasınıfa dahillerdi. Mısırın yeni genç kuşakları daha iyi eğitimliler. Hem yüksek teknolojik bilgiye sahip olarak kendilerini yetiştiriyorlar hem de Arab olarak batı normlarını ve kültürünüde takip edebiliyorlar. Bu devrim Arab toplumu için yapıldı ama gençler önemli bir rol oynadı. Onlar sürekli sokaktaydı. Dolayısıyla devrimin profilinide onlar belirledi.
Eylül ayında yapılacak seçimler için neler söyleyeceksiniz?
Seçimler bir salata olacak ve kurulan yeni partiler Mısır’ın geleceğini belirlemede söz sahibi olacaklar. Bugüne dek 70 civarında yeni parti kuruldu. Halk değişiklik istiyor. Sadece ordu ve aşırı dinci gruplar değişikliklere karşı. Eski rejimin partisi, Ulusal Demokrat Parti toparlanmaya çalışıyor ama hiç şansı yok. Müslüman Kardeşler kaygı verici ama ciddi bir başarı gösterebileceklerini sanmıyorum. Kahire Üniversitesinde yapılan öğrenci derneği seçimlerimde sadece % 20 oranında oy alabildi. Benim seçimlerden sonra durumun Mübarek rejimi döneminden çok daha iyi olacağından kuşkum yok. Artık halk manipüle edilmesine izin vermiyor.
Kıptılere yönelik saldırıları kimler ve hangi amaçlarla gerçekleştirdiler?
Devrimimizi çalmaya çalışıyorlar. Devrimi boğmak için halklar arasında düşmanlık yaratmak istiyorlar. Kıptilere yönelik katliam Afganistan ve Pakistan’dan gelen aşırı dinci gruplar tarafından gerçekleştirildi. Karışıklık ve endişe yaratmak için sabotajlar yapıyorlar. Kıptilere yönelik ayrımcılık Enver Sedat döneminde yasallaştırıldı. Devletin dininin islam olduğunu belirleyen Anayasanın 2. Maddesi iptal edilmeli, Kıptilerin vatandaşlık hakları anayasal güvence altına alınmalıdır.
Ayaklanma sırasında Mübarek hedef alınırken rejimin arkasındaki ABD’ye yönelik protesto olmamasını nasıl yorumluyorsunuz?
Niçin biz devrim esnasında Amerika’yı protesto edecektik ki? Yani bizim ajandamızda direkt Amerika yoktu ki onu protesto edelim. Bizi bu noktaya getiren ve adalet arayışlarımızı körükleyen sebeplerin başında Mısır’ın antidemokratik rejimi ve onu temsil edenler vardı. Biz istemlerimizi sıraladık. Protestolarımız yönetimin baskı ve adaletsizliklerine yönelikti. Başka zamanlar ve daha sonra Amerika’yı protesto ettik. Yani bir Gazza olayında ya da İsrail olayında ya da diğer olaylar kapsamında. Hatta Türkiye’yi bile protesto ettik. Ama biz kendi sorunlarımıza o kadar eğilmiş durumdaydık ki bizi o an Amerika’nin tutumu ya da bölgesel politikası hiç ilgilendirmedi. En önemli şey bizim amacımızdı ve amacımız çercevesinde protestolarımızı yoğunlaştırdık.
Dış dünyadan beklentileriniz nelerdir?
Biz güçlüyüz. Yardım değil uluslararası dayanışma istiyoruz. Ülkemizde olanların dünyaya duyurulmasını istiyoruz. Değişik ülkelerdeki partiler ve sosyal gruplarla ilişki kurmak ve bilgi alışverişinde bulunmak istiyoruz. Devrimimize, bize, halkımıza ve istemlerimize Türk halkının ve Türk devletinin sahip çıkmasını, destek vermesini bekliyoruz. Türklerin, özellikle de aydınların devrimimize destek vermesini, adalet arayışlarımıza destek olmalarını ve mahkem
Topics
- Politics