News -
Dicle’nin milletvekilliğinin engellenmesine İsveç’ten yoğun tepki
Kemal Görgü: Tiyatro Sanatçısı, İsveç Barış Meclisi Başkanı
Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı demokrasi, hukuk ve insan hakları ile bağdaşmıyor. Karar bugüne kadar verilen barış ve demokrasi mücadelesine vurulan bir darbedir, demokrasi, insan hakları ile bağdaşmayan ve halkın iradesini hiçe sayan bir özellik taşıyor. Tüm ilerici güçler, demokratlar barışı sabote etmeyi amaçlayan bu karara tavır almalıdırlar. Biz onlarca barış örgütünü temsil eden İsveç Barış Meclisi olarak bu kararı protesto ediyoruz.
Kamran Simo: Şair-Yazar, İsveç Kürt Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi
Mustafa Suphi’nin katledilmesinden bu yana Türk devrimci hareketleri ilk defa Blokun kurulması ile birlikte canlandı. Kürtler ve Türk Sosyalistlerinin oluşturduğu Blok tarihi bir öneme sahiptir. Yapılan saldırı Dicle’nin şahsında Bloka, Kürt halkına ve emekçilere yönelik bir saldırıdır. Kürt sorununu çözme iradesine sahip Bloku etkisizleştirmeyi amaçlamaktadır. Devlet her zamanki geleneksel tavrını ve politikasını göstermiştir. AKP hükümeti Kürt halkının ve Blokun temsilcilerini dışlayarak Kürt sorununu çözemez. Halkımız buna müsade etmeyecek.
Ayşe Göktepe: İsveç Kürt Konseyi Başkanı
Dicle’nin Milletvekilliğinin iptali AKP’nin Blokun gösterdiği başarıya tahammülsüzlüğünü gösteriyor. Aynı şeyi 2009 yılındaki belediye seçimlerinde yaptılar. DTP’nin büyük başarı göstermesini hazmedemediler. Bini aşkın Kürt politikacıyı tutukladılar. Aslında AKP hükümeti Kürdistan’da sağlanan ulusal birliği, Kürtler ile Türk devrimcilerinin Emek, Barış ve Demokrasi Blokunda bir araya gelmelerini hazmedemedi. Blok AKP’yi korkuttu. Biz Kürt Konseyi olarak Dicle’nin Milletvekiliğinin fiilen tanınması için her türlü girişimde bulunacağız. İsveç’teki tüm siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri ile ilişkiye geçecek ve protesto gösterileri örgütleyeceğiz.
Yaşar Küçükaslan: Mezopotamya Demokratik Değişim Partisi Genel Koordinatörü
Barış, Demokrasi ve Özgürlük Bloku Kürt, Süryani halklarını ve emekçilerin iradelerini temsil etmektedir. Dicle’nin milletvekilliğinin hukuğa aykırı bir biçimde iptal edilmesi Türk Devletinin Kürt sorunu ve emekçilerin sorunlarını çözme niyetinde olmadığını ortaya koymuştur. Dicle ile ilgili karar hukuki değil, bilinçli bir şekilde alınmış siyasal bir karardır. Bu demokratikleşmeye karşı vurulmuş bir darbedir. Biz sürgünde yaşayan Süryaniler olarak bu darbeye karşı duracağız ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğuyla dayanışmamızı daha da güçlendireceğiz.
Sedat Özgüven: İsveç-Türk Sanat ve Kültür Derneği Başkanı
Dicle’nin milletvekiliğinin gaspedilmesi AKP Hükümetinin seçim döneminde başlattığı milliyetçi ve şoven saldırıların devamı niteliğinde. Hükümet seçimlerde ırkçı ve şoven bir tutum almıştır. Dicle’ye karşı alınan tavır hükümetin Kürt sorununu barışçıl yöntemlerle çözmeye niyeti olmadığını ortaya koymaktadır. AKP derhal Parlamentoyu toplamalı ve Dicle’nin milletvekilliği önünde engel olduğu belirtilen yasalarda değişiklik yapmalıdır.
Ali Çağan: İsveç Alevi Kültür Merkezi Başkanı
Şu anda Türkiye’de olanlar hiç bir kurumun siyasal iktidardan bağımsız olmadığını, yargının hükümetin emrinde olduğunu göstermektedir. Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti iki yüzlü bir politika izlemekte, sadece kendileri için demokrasi istemektedir. Hükümet ne Kürtlerin, ne alevilerin ne de diğer azınlıkların sorunlarını çözmek istiyor. Blok Türkiye için, ezilenler için bir umuttu. Blok tüm engellemelere rağmen seçimlerden zaferle çıkmıştır. Blokun yarattığı umudu söndürmeye ve başarısına gölge düşürmeye çalışıyorlar. Halkın 77 bin oy vererek seçtiği Dicle’nin milletvekiliği gaspedilerek halkın iradesi hiçe sayılmıştır. Bu kabul edilemez.
Nevin Kamilağaoğulları: İsveç-Türkiyeliler Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı
Anti-demokratik bir uygulama. Önce Hatip Dicle’nin aday olmasını kabul ediyorlar. Seçildikten sonra milletvekili olamayacağını söylüyorlar. Olanlar hükümetin Kürt sorununu yasal bir zeminde çözmeye niyeti olmadığını gösteriyor. Halkın iradesine saygı gösterilmeli ve Dicle’ye Milletvekilliği geri verilmelidir.
Özcan Kaldoyo: Asuri-Suryani-Keldani Derneği Başkanı
Dicle’ye yapılanlar Türk devletinin bugüne kadar muhalifler, devrimciler ve Kürtlere karşı yaptığı hilelerin devamı niteliğinde. Önce % 10 barajı, ardından baskı ve tutuklamalar. Tüm bunlara rağmen başarı gösteren Blokun önüne yeni engeller çıkarılıyor. Halk iradesine saygı gösterilmiyor. 80 bine yakın oy alan Dicle’nin milletvekilliği gasp edilip bir AKP’liye veriliyor. Türkiye’de gerçek anlamda bir demokratikleşmenin sağlanması için türk devletinin kendi geçmişi ile hesaplaşması, 1915 yapılan soykırımını kabul edilmesi gerekiyor. Bu yapılmadıkça Türkiye’nin önü açılamaz, gerçek bir demokratikleşmeden söz edilemez.
Sait Yıldız: Asuri Demokratik Örgütü İsveç Temsilcisi, Södertelje Belediyesi Başkan Yardımcısı
12 Haziran seçimlerinden sonra Emek, demokrasi ve Özgürlük Blokunun gösterdiği başarı çok umut verici bir tablo ortaya çıkarttı. Buna tahammül edemiyor ve sabote etmeye çalışıyorlar. Olanlar yargının bağımsız olmadığını ve AKP’nin hizmetinde olduğunu göstermektedir. AKP başta olmak üzere herkesin seçim sonuçlarına saygılı olması gerekir. Demokrasi bunu gerektirir. Halk iradesini ortaya koymuş ve Hatip Hicle’yi parlamentoya göndermiştir. Blokun boykot tavrını destekliyorum. Blokun milletvekili Süryani arkadaşımız Erol Dora’nın da boykot kararına uyacağına inanıyorum.
Murat Kuseyri
Topics
- Politics