News

Fadime için timsah gözyaşları


Murat Kuseyri

21 Ocak 2002 tarihinde bir töre cinayetine kurban giden Elbistanlı Kürt kızı Fadime Şahindal ölümünün 10. yıldönümünde İsveç’in değişik yerleşim birimlerinde düzenen etkinliklerle anıldı. Soğuk bir kış gecesi babası tarafından öldürüldüğü Uppsala ilindeki bir parka adı verildi.

Stockholm’de Fadime’nin ölüm yıldönümü dolayısıyla  politikacılar, gazeteciler, kadın örgütleri temsilcileri ile Eşitlik ve Entegrasyon Bakanlılıkların müşteşar düzeyinde temsil edildikleri bir panel düzenlendi.

Fadime Şahindal cinayeti Olof Palme’nin 1986 yılında öldürülmesinden sonra İsveç’te en fazla tartışılan ve gündeme getirilen cinayet olma özelliği taşıyor. İkiz kuleler ve Pentagon’a yapılan saldırıdan dört ay sonra gerçekleştirilen cinayet aylar boyunca gazetelerin manşetlerinde yer bulmuş, ABD emperyalistlerinin siyasal islama karşı başlattığı saldırı ile birlikte, özellikle Orta-Doğu’dan gelen Müslüman ülkelerden gelen  göçmenlere karşı önyargıların artmasını da beraberinde getirmişti.

Fadime’nin öldürülmesinin ardından tartışmalar namus ve töreden kaynaklı şiddet ve cinayetler üzerinde yoğunlaşmış ancak olanlar İsveç’in göçmenleri dışlayıcı, ayrımcı politikalarından, devletin ve politikacıların cinayete davetiye hazırlayan tutumlarından kopuk olarak ele alınmıştı.

 Fadime’nin yaşamını yitirmesine yol açan süreç incelendiğinde politikacılar, devlet ve medyanın cinayetteki rolleri daha anlaşılır hale gelecektir.

Ramazan Şahindal 1985 yılında Elbistan’ın Tapkıran köyünden ailesi ile birlikte gelerek İsveç’e yerleşir.  Ardından bir işe girerek çalışmaya başlar. Uppsala’nın varoşlarında yaşayan diğer göçmenler gibi Şahindal ailesinin de İsveç topluma entegre olması hiç de kolay değl değildir. Bunun en önemli  nedeni göçmenleri dışlayan ayrımcı, toplumu “Biz ve Onlar” olarak katagorize eden politikalardır. İsveç toplumundan kopuk yaşayan, feodal değer yargılarını birlikte getiren ailenin kızları Fadime’nin İsveçli bir gençle ilişkiye girmesine karşı çıkmaları ile başlayan anlaşmazlık genç kızın yaşamını yitirmesi ile sonuçlanacaktır.

Devlet yetkilileri, kurumlar, politkacılar ve medyanın bu anlaşmazlığı çözme yerine,  derinleştirici bir tutum takınmaları cinayete zemin hazırlamıştır. Ailesi tarafından tehdit edilen Fadime polisten gerekli yardımı görmediği gibi devletin hiç bir kurumu Fadime’yi tehdit eden babası ve kardeşini ikna etme girişiminde bulunmaz. Devletten gerekli desteği bulamayan Fadime çareyi medyaya başvurmakta bulur. Töreden kaynaklanan tehdite uğrayan göçmen Kürt kızı medya için bulunmaz bir fırsattır. Gazeteler, televizyon kanalları Fadime ile söyleşi yapmak için kuyruğa girerler. Elbistanlı göçmen kızı bir anda namus ve töreden kaynaklanan baskılara karşı mücadelenin sembolü olur. Politikacılar Fadime’yi konferans vermek için parlamentoya davet ederler. Devlet ve medya sorunu diyalog ve rehabilitasyon ile çözme yerine ataerkil anlayışlara karşı çıkma bahanesiyle aileyi , Kürdistan ve Orta-Doğu’dan gelen göçmenleri sorunun kaynağı olarak göstererek hedef tahtasına koymayı yeğler. Aile üzerindeki toplumsal baskının artmasına neden olur. Böylelikle adım adım cinayete zemin hazırlanır. Tezgahlanan oyunun son perdesi Ramazan Şahindal’ın kızı Fadime’yi öldürmesi ile sonuçlanır. Cinayete zemin hazırlıyanlar baba Şahildal’ı canavar, Fadime’yi ise töre ve namustan kaynaklanan baskılara karşı mücadele eden bir kahraman ve sembol olarak ilan ettiler. Her yıl ölüm dönümünde anmalar yaparak,demeçler vererek ve  parka adını vererek timsah gözyaşları döküyorlar. 

Topics

  • Social issues